Yeni kurallar kitap

Kitap yaşamımızın her aşaması için belirleyici kurallar koyuyor. Ben sofra adabına dikkat ederim. Görgü kurallarına da uyarım, uymayanın yüzüne bir şey söylemesem de rahatsız olurum. Yeni Nesil Reklamcılık: Dijital Çağ İçin Yeni Kurallar Advertising Transformed: The New Rules for the Digital Age. Basım Tarihi [:tr]Mart 2017[:en]March 2017[:] Çevirmen: Volkan Eke. ISBN: 978-605-65106-1-8. Kapak Türü: Ciltsiz. Sayfa / Pages: 198. Boyut / Size: 14 x 21 x 1 cm. Ağırlık / Weight: 239 gr En yeni kurallar kitapları, yazarları, kitap incelemelerini, kitaplardan alıntıları, yazarlardan sözleri, okurları listeleyebilirsiniz. Advertising Transformed is the ultimate guide to advertising in the 21st century. In an advertising world transformed by digital technology it sets out what current and would-be admen and women need to know to create advertising that works. Branding expert and Managing Director of Think BBDO, Fons Van Dyck, synthesizes the latest thinking about advertising into a digestible list of rules to ... lemony snicket, cİltlİ-yenİ Türkiye’nin tek online sahaf ve ikinci el kitap satış sitesi kitantik’te KATI KURALLAR OKULU TALİHSİZ SERÜVENLER DİZİSİ 5, LEMONY SNICKET kitabı sizleri bekliyor. #343200800003 Kurallar Kitabı & Hayatınıza Yön Verecek Kurallar-YAKAMOZ YAYINCILIK- Merthan Demir KURAL 273: Yaralarının olması değil birilerinin o yaralar

Bak aptal evladı şimdi sana her şeyi açıklayacağım iyi oku anlamadıysan tekrar oku insanı çileden çıkarttın artık;;;;;

2020.05.22 22:32 sendits Bak aptal evladı şimdi sana her şeyi açıklayacağım iyi oku anlamadıysan tekrar oku insanı çileden çıkarttın artık;;;;;

Bak aptal evladı şimdi sana her şeyi açıklayacağım iyi oku anlamadıysan tekrar oku insanı çileden çıkarttın artık;;;;;1- diyorum ki DİN İNSANLIK GELİŞTİKÇE DEĞİŞİR KİTAPLAR DA ÖYLE. MUTLAK DOĞRU ŞU ANDA BU KİTAP DAHA ÖNCE DE ÖNCEKİ ÇAĞIN KİTAPLARIYDI AMA ONLAR ARTIK KÖHNEMİŞ. BU KİTAPTA ÖNCEKİ KİTAPLARA GÜNCELLEME GELMİŞ VE YENİ KURALLAR ÖRNEK VERMEK GEREKİRSE BİR ÖNCEKİ KİTAPTA ŞÖYLE DER (KURALLAR KİTABI KÖHNEMİŞ OLAN KİTAP) “BİRİSİ SANA TOKAT ATARSA SEN DE ONA AT” YENİ KİTAPTA İSE ŞÖYLE DER “ EĞER BİRİSİ SANA TOKAT ATMAK İÇİN ELİNİ KALDIRIRSA SEN ÖNCE ONA TEKME AT” BÖYLE DÜŞÜN TAMAM MI APTAL EVLADI UPTADE GELİYOR YANİ.2- MADEM ALLAH CANLILARA ZARAR VERMİYOR NEDEN CİHAT KUTSAL? NEDEN KAFİRLERİ ÖLDÜRÜN DİYOR VE KURBAN FESTİVALİ VAR? ALLAHIN ADINA KAN DÖKÜLÜYOR SÜREKLİ VE BİNYILLARDIR YA KUTSAL CİHADLA YA HAÇLI SEFERLERİYLE ŞEYTAN DER Kİ EĞER YEMEK YEMEK İÇİN ET YEMEK İÇİN HAYVAN KESECEKSENİZ DE SAKIN BENİM ADIMLA KESMEYİN BEN KANDAN HOŞLANMAM DİYOR APTAL EVLADI ŞİMDİ O ATTIĞIN LİNKE BAKTIM BAK BEYİNSİZ SALAK SENİ BEN O YAZIDA NE ANLATTIM? İNTERNETE YAZ ONLAR İBLİSTAPAR DİYORUM KİTABI OKUMADIĞIN VE BİR KELİMEMİ BİLE DİNLEMEDEN GÖTÜNDEN SALLAĞININ İÇİN ANLAYAMIYORSUN, KİTAPTA LANETLER HAYVANLARA ZARAR VERMEYİ SANA NE KADAR SÖYLEYECEĞİM BUNU ANLA ARTIK BE ASALAK3- ARADAKİ FARKI ANLAYACAK BEYİN YOK ZATEN SENDE BOŞVER SEN BUNU YOBAZ SENİ4- DOĞRU, SADECE İŞİNE GELMİYOR5- HER SATANİSTİN KAYDI YOK GENE OKUYAMADIĞIN İÇİN ANLAMAMIŞSIN ORADAKİ ANA FİKRİ DE ANLATAYIM BAK “ORADA KASTETTTİĞİM ŞEY KAÇ TANE SATANİST OLDUĞUNU BİLEMEYECEĞİN ÇÜNKĞ HEPSİNİN KENDİNİ GİZLEDİĞİ” VE SENİN DE KAÇ SATANİST OLDUĞUNDAN BİR FİKRİN YOK HALA BİZİ SEMAVİ DİNLERLE KARŞILAŞTIRIYORSUN GERİZEKALI HERİF SENİ6- BE BEYİNSİZ NE KİTAPLARI OKUDUN NE BİR BOK BİLİYORSUN SANA YAZIDA DA AÇIKLADIM ÖZEL OLARAK DA AÇIKLADIM PRİMAT İBLİSTAPARLIK NE ARAŞTIR KENDİN KAÇ KERE SÖYLEMEM LAZIM KAÇ KERE7- BAK ŞİMDİ APTAL İNSAN MÜSVEDDESİ SANA ANTİK PAGANIZ DEMEDİM ANTİK PAGANİZMDEN GELİYORUZ DEDİM PEKİ ANTİK PAGANİZM NEDİR? ANTİK PAGANİZM ŞEYTANDAN NEFRET EDER ŞEYTANDAN KÖTÜ VARLIK YOKTUR DERLER YANİ DÜŞÜN ŞİMDİ ŞEYTANDAN NEFRET EDEN BİR TOPLULUKTU BU YANİ BU NE DEĞİLMİŞ ŞEYTAN AYİNİ DEĞİLMİŞ SONRA BİZ AYRILDIK ANTİK PAGANİZMDEN AMA ORADAN GELİYORUZ BU PARAGRAFI İKİ ÜÇ KERE OKU TAMAM MI MAYMUN KILIKLI ŞEYTANIN BAK BİR KİTABINI BİLE OKUMADIĞIN İÇİN BİR BOK BİLMEDEN GÖTÜNÜ YAYA YAYA SALLIYORSUN YOBAZ9- ULAN NE DİYEYİM SANA BİR BOK BİLMEDEN KONUŞUYORSUN DÜŞÜN ŞİMDİ SEN HİÇ MATEMATİK BİLMİYORSUN BİRİSİ DE DİYOR Kİ BU KİTAPTA 1+1=? SORUSUNUN CEVABI VAR AMA SEN SALAK SALAK KONUŞMAYA DEVAM EDİYORSUN ADAM SANA BUNU 2-3 KERE DİYOR AYNI ŞEY HİÇBİR ŞEY “BİL Mİ YOR SUUUUN” BİLMİYORSUN İLK BUNU Bİ KABUL ET SÖYLEDİĞİN ŞEYLER HAKKINDA DA BİR FİKRİN YOK GÖTÜNÜ KAŞIYA KAŞIYA MESAJ YAZIYORSUN NE ARAŞTIRMA VAR NE OKUMAŞİMDİ GELELİM SONA DİYECEKSİN Kİ DAHA HAKARET ETMEDEN CÜMLE KURAMIYORSUN EĞEĞEĞEĞEĞ TANRINA DUA ET KÜFÜR EDEMİYORUM BAK APTAL EVLADI İNSANI ÇİLEDEN ÇIKARTTIKTAN SONRA SAYGI BEKLEME ÜSTELİK CAHİLİN ÖNDE GİDENİYKEN, BU YAZIYI DA TEKRAR TEKRAR OKU ANLAMAZSAN CAHİL YOBAZ TAMAM MI, 5 POST ATTIM HEPSİNİ OKU GÜNDE 100 KİŞİYLE KONUŞUYORUM SENİN GİBİ APTAL CAHİL CÜHELA BİR GERİZEKALI GÖRMEDİM GURUR DUY KENDİNLEŞİMDİ SENİN DİNİNDEN KONUŞALIM İSTERSEN HA YER Mİ MAÇAN? CİNSİYETÇİ KANA SUSAMIŞ TANRINDAN KONUŞALIM HA? IRKÇI DİNLER GÖNDEREN TANRINDAN? VEYA KENDİNE İNANMAYANLARA ZULMEDEN TANRINDAN? 13 YAŞINDA ÇOCUKLARI EVLENDİREN TANRINDAN KONUŞALIM OLUR MU? ELİ KANLI PEYGAMBERLERİNDEN KONUŞALIM? YER Mİ MAÇAN ERKEK EVLADI? LÜTFEN KONUŞALIM YALANCI TANRINDAN VAR MI CESARETİN? AMA KORK BENDEN SENİN GİBİ DİNİNE SALDIRIYA GEÇERSEM KORK.
submitted by sendits to kopyamakarna [link] [comments]


2020.03.25 10:27 hassnictir01 reddit karantina günlerinde yapılacak aktiviteler listesi.

evet arkadaşlar malum ufukta tüm ülkeyi sokağa çıkma yasağı bekliyor. bu zor günlere her geçen gün daha fazla yaklaşırken herkesin bilmesi gereken birkaç küçük aktivite sunma gereksinimi hissettim. bu günlerde yapılacak işler hem ruh, hem de beden sağlığımızı korumalı, hem de herkes için yapılabilir olmalıdır. bu kurallar çerçevesinde herkesin karantina altında yapabileceği birkaç aktivite listesi hazırladım:
tabi ki kadınlarımız için de birkaç küçük aktivite yazmak elzem:
benden bu kadar. varsa değişik fikirleri olanlar bizimle paylaşabilir, birlikte bunları yorumlar ve eğlenebiliriz.
submitted by hassnictir01 to Turkey [link] [comments]


2020.02.06 01:03 karanotlar İslam ve Sol Çalıştayı için notlar ve öneriler – Erol Dündar

İslam ve Sol Çalıştayı için notlar ve öneriler – Erol Dündar

https://preview.redd.it/cluzsg5t27f41.png?width=1024&format=png&auto=webp&s=43d8310c2f6ad53d201c33e95e400f66f0a275c1

Kandıra 1 No’lu F Tipi Hapishanesi’nde tutsak olan dergimiz yazarı Erol Dündar’ın 25-26 Ocak 2020’de İstanbul Balat’taki İnşa Kültürevi’nde yapılan 2. İslam ve Sol Çalıştayı’na sunduğu tebliğdir.

***

Din Konusu ilk insan toplumu ile başlar, dal budak salarak günümüze değin bütün tarihimiz oluşturur. Dinin analizi ve anlaşılması insanlık tarihinin aydınlanması anlamına gelecektir. Çünkü dinler toplumların Düşünsel ve kültürel genetiğini derinlemesine nüfuz etmişlerdir. Günümüzde de belirleyiciliklerini sürdürmektedirler. Din biziz, incelediğimiz, anlamaya çalıştığımız, kendi sosyal var oluşumuzdur. İlk kutsal ile başlayan dinler, maddi ve manevi bütün hayatımızda yaşanmaya devam etmektedir.

Gerek İslam, gerekse diğer dinleri alırken güncelliği hapsolmamak, “bölgemizdeki baskın gücü oluşturuyor’’ diyerek yüzeysel değerlendirmelere düşmemeliyiz.

Din adına hareket eden olumsuz yapılanmaların basıncıyla dinin özüne inmek yerine, kısa vadeli pragmatist yönelimlere, faydacı yaklaşımlara prim vermemeliyiz.

Güncel ve yüzeysel yaklaşımlar tarihsel kayıplara yol açacak kısa vadeli istismarcı yaklaşımlar ve toplumsal kurtuluşun yozlaşmasıyla sonuçlanacaktır.

Din kültürel geleceğimizdir. dini araçsallaştırma olacak yaklaşımlardan uzak ahlaki ve vicdani analizlere ihtiyacımız var. Samimi ve gerçekçi yaklaşım Belki kısa vadede bir sonuç üretmez ama bize toplumsal özgürlüğün kapılarını ardına kadar açacak olan da bu yaklaşımdır

İbrahimi (v.d.) dinlerin kökleri Cennet imgesi ile işlenen sınırsız topluma dayanır. siyasal ve sınıfsal ilk günah ile birlikte Cennetimizi- sınırsızlığı mızı yitirdik. Kutsal Kitaplar Cennetin yitirilişini özgürlüğün, mutluluğun ve ahengin yitirilişi şeklinde sunarlar. Yani sınıflaşmaya dayalı sömürü ve zulüm dünyasını bir ilerleme olarak değil; suç, günah ve Cennet ilkelerinin bozulması olarak gösterirler. İşte tarih felsefeleri ya da bilimlerinin bu gerçeği bilince çıkarması gerekir. İbrahimi dinler rolünü burada oynamaya başlar ve yitirilen Cennetin değerlerini hatırlatırlar. Her toplumsal bozulma ve yozlaşmada, zengin-fakir ayrımının belirginlik kazanmasında toplumsal değerleri, paylaşımı önerir ve zulme karşı mücadeleyi savunurlar. Cennetin yitirilmesi ile birlikte Bundan böyle bütün tarih özgür ve eşit bir dünya mücadelesidir. Hristiyanlık ve İslamiyetin mesajı evrenseldir. Irk, renk, cinsiyet, dil, din, ırk ayrımı yapmadan bütün insanlığı Cennet mücadelesine çağırırlar. Güçlerini de buradan aldılar.

Semitik toplumlar Uygarlığa çözülürken etrafta çoktan tepici Bezirgan köleci uygarlıklar kurulmuştur bile. Asya ve Afrika’da yerleşik zulümlerin hakimiyeti hüküm sürmekteydi. Hz. İbrahim göçebe toplum ile bu uygarlıkları bir ortak akıl da sentezlemek istemiştir. Birlikte yaşamak için ortaya Cennetin-sınıfsız toplumun değerlerini koymuştur. Ama mal, mülk, servet biriktirmiş, toplumsal değerleri ayaklarının altına almış, kibirli Nemrut ve Firavun sistemlerine Cennetin değerlerini kabul ettirmek mümkün değildi. Hz İbrahim geleneği işte iktidar cu sistemleri karşı sınırsız değerlerin mücadelesi olarak sürdü.

Ortak yaşam ilkeleri dejenere edildikçe, Cennetin ahlâki ölçüleri boşa çıkarıldıkça toplumlara yeni Peygamberler öncülük eder ve eşitlik, özgürlük, kardeşlik değerlerini savunurlar. Hz. Musa, Hz. İsa, Hz. Muhammed bu geleneğin devamıdırlar. Cennetin sınırsız ahlak ölçüleri ile toplumları direnişe ve devrimlere çağırdılar. Mısır’da, Filistin’de ve Arabistan’da devrimci çıkışları örgütlediler. Mesajları evrenseldir. Modern kavramlarla konuşursak mücadeleleri enteryonalisttir, devrimleri Demokratik Halk Devrimleri ve Sosyalist Devrimlere eş gelişmelerdir. Yaşananlar komünlerin, ezilen sınıfların egemen sınıflara karşı mücadelesiydi.

Sınıflı toplumlar dünyasında hiçbir din ve ideoloji saflığını koruyamamaktadır. Her sınıf/ tabaka/ zümre/ grup dini; konumuna, durumuna ve çıkarına göre yorumladı. Böylece mezhepler ve tarikatlar bolluğu oluştu. Ezilen sınıflar, orta sınıflar ve iktidar güçlerinin kendi dini anlayışı boy verdi. Böylece tarih Dinler Savaşı tarihine döndü. dinlerin özündeki güçlü ve derin değerleri hiç kimse sırtını dönemezdi. İslamiyet’in çıkışındaki devrimci değerleri kendi egemenliklerine araç yapanlara ‘’İktidar İslam’ı’’, bu değerler uğruna mücadele edenlere de “Devrimci İslam’’ ya da “İslam Komüncüleri’’ diyoruz. İslami toplumların tarihi, Devrimci İslam ile İktidar İslamı arasında mücadele olarak şekillendi.

Devrimci İslam/ İslam Komüncüleri, Cennet değerlerini hakim kılmak için iyiyi, güzeli, doğruyu temsil ediyordu. İktidar İslam’ı bütün tarih boyunca İslam’ın devrimci niteliğini, devrimci mezhep ve tarikatların varlığını bastırmak, onları yokmuş gibi göstermek, tarihin dışına atarak mazlumların hafızasından silmek istemiştir. İslam Komüncülerinin bu tarihini gün yüzüne çıkarmak, uğruna mücadele ettikleri değerleri görünür kılmak, geleneklerine sahip çıkarak yaşatmak bütün devrimci din ve ideolojilerin görevidir. Bunu yapmış olanlar vardır. Bu değerler artık bastırılamazlar. Fakat toplumların yeniden bu değerler etrafında toparlanması ve mücadele etmesini sağlamanın yollarını da bulunmalıyız. İslam Komüncüleri (v.d. dinlerin) Geleneği bizim tarihsel mirasımızdır. Onlar olmasaydı bugün ezilenlerin devrimci geleneği ve özgürlük diyalektiğini inşa edemezdik. Bunu bilince çıkarmalıyız.

Kur’an’daki surelerin zamanları önemlidir. O günün koşullarında sorunlara çözüm olarak sunulmuş ahlâki, politik, ekonomik, sosyal çare ve sözleşmelerdir. Kainatın oluşumundan canlıların oluşumuna, sosyal hayatın varlığına ve gelecek toplumun Cennet varlığına dair bilgiler vardır.

Din bir yoldur. Toplumsal Bağları korumaya ve yaşatmaya çalışan, ortak değerler için direnme ve zulme karşı mücadelenin ilke ve kuralları ile örülü bir yol.

Sure ve ayetler elbette sınıflı bir toplumda çözümler ve çareler üreten kural ve bilgilerdir. Bu nedenle pek çok uzlaşma, ittifak ve iç içe geçmiş ilişkiyi yansıtırlar. Kur’an Cenneti hedef olarak, nihai amaç olarak koyar. Ama yaşanan zamanın ilişkilerini çözüme bağlayan somut görev ve sorumluluklar da yükler topluma. Bu nedenle Cennetin/ sınıfsız toplumun mutlak, saf ilişkilerini yansıtmıyor diye eleştirmek meseleyi anlamamızı engeller. Eleştiriyi tarihsel gerçeklerden koparır. Hz Muhammed zamanı, henüz sınıfların savaşının sürdüğü bir evredir. İyi ile kötünün savaşı nihayete ermemiş, doğru ile yanlışın, iyinin, güzelin doğrunun sınıfsız-cennet dünyası henüz kurulmamıştır. Kur’an hem sınıflı toplumun sorunlarını asgari düzeyde çözer, hem de nihai hedefi yani cenneti gösterir. Çünkü din, yolu gösterir, cennete gidecek yolu. Ona bir günde ulaşılmaz. Bu yolu çağdaş kavramlarla ifade edersek; sınıflı toplumdan sınıfsız topluma geçiş evresidir. Devrimci dönüşümler çağıdır. Demokratik ve sosyalist devrimler programı gibidir. Sure ve ayetler işte sınıfsal ilişkilerin henüz sonlandıramadığı bu geçiş programlarının maddeleridirler.

Demokratik devrimler de sınıfsal ittifakları ve programları savunmazlar mı?

Sosyalist devrimler de nice sınıfsal gelenek ve ilişki biçimini sürdürmez mi?

Kur’an’da bunun gibi, 7. yüzyılın demokratik-sosyalist çözümüdür ve nihai amacı olarak; asgari programı Cennet olarak ilan eder.

Hikmet Kıvılcımlı’nın Allah Peygamber Kitap adlı eseri bu konuda Sol’dan yapılmış en nitelikli ve ufuk açıcı kitaptır. Ve hepimizi için değerlendirilmesi gereken görüşler içermektedir.

Modern çağın düşünce akımları da dinlerden, inançlardan, kutsal kitaplardan bağımsız, sıfırdan “tabula rasa’’ya yansıtılmış ürünler değildir. Her şeyi modernizmle başlatan akıl, büyük bir yanılgıdır ve bizi köklerimizden koparmakta tarihsiz bırakmaktadır. kendi geçmişimizde bütünleşmemizi engelleyerek hafızamızı silmektedir. Geçmişimizi ‘’Karanlık Çağ’’ olarak görmemizi isteyen aydınlanmacı akıl egemen sınıfların aklıdır. Aydınlanmanın kendisi bile geçmişin iktidarcı geleneğinin mirasçısıdır.

Doğa biliminin en ünlü siması Newton ve paradigması dinsel paradigmadan kopuk değildir. aydınlanmacılar Yahudi Hristiyan tarih felsefesinin iktidar cephesinden sürdürücüleridir. Sosyal bilimlerin kurucuları da dinlerden bağımsız bilim üretmemişlerdir. Ekonomide, politikada, sosyolojide Tanrısal yasalar keşfetmişlerdir. Sosyolojinin ya da sosyalizmin ilk kuramcısı kabul edilen Sant Simon ‘’Yeni Hıristiyanlık’’ adlı kitabı yazmıştır. Hegel’in Tarih Felsefesi dinseldir, diyalektik yasaları da bu eksende açımlanmıştır. Marksizm bu sosyal bilimlerin, felsefelerin, ve diyaletiklerin ürünüdür. Marksizm, anarşizm, feminizm, ekolojik hareketler geçmişin özgürlükçü akımlarının devamıdırlar. Hangisi Hz. Musa’nın Mısır köleliğine, Hz. İsa’nın kölelerin dini olmasına, Hz. Muhammed’in mazlumları temsil ettiğine itiraz edebilir. Hiçbiri Essenileri, Mazdekleri, Zenc hareketini, Karmatileri, Bogomilleri, Hasan Sabbah’ı, Amazonları, Hüsçüleri, Pir Sultan’ı, Şeyh Bedreddin’i, Thomas Müntzer’i ve diğer devrimci komünleri rededemez.

Her Çağdaş özgürlükçü akım bu geleneği bağlılığını ilan ediyor. Uzun bir dönem boyunca eski tarihi aydınlatmak için kutsal kitaplardan yararlanıldı. modern çağ dek köle ve köylü hareketleri genellikle dinsel düşünce bayrağı altında ortaya çıktı. Engels’in ‘Köylüler Savaşı’’ bunun örnekleri ile doludur. Modern çağın burjuva devrimleri denilen sürecin yaratıcıları çoğunlukla Protestan mezheplerdi. Dolayısıyla çağdaş özgürlükçü ideolojilerin kökleri de antik ve orta çağlarda ki Devrimci İslam (v.d. dinlerin) komüncülerine dayanır.

Pek çok Ütopya yazıldı. nice alanda büyük bilim insanları ortaya çıktı. Tarih biliminin, evrimin, atom ve kuantumun teorileri Darwin’den, Marks’tan, Max Planck’tan vd. yüzlerce, binlerce yıl önceki din alimleri, felsefeciler, tarikatlar, dervişler, bilgeler tarafından, belli düzeyde, ortaya konulmuşlardı. Özel mülkiyetin ilgası, Demokratik Halk Devrimleri, Sosyalist Devrimler, antik çağdan beri ortaya konmuş, pratikleştirilmişlerdi. Nice dinsel-İslami tarikat, İslam komünü kurmuştu. Dinler, İslam, mezhepler, tarikatlar ele alınırken bu devrimci, bilimsel, felsefi, komünal damarların ortaya çıkarılması, sahiplenilmesi, ve topluma aktarılması günümüzün olmazsa olmaz eylemi haline getirmeliyiz.

Toplumsal Ortak Değerler: Dün ya da bugün milat ya da Hicret’ten önce ve sonra bütün zamanlarda özgürlükçü, eşitlikçi hareketler daima sömürüye ve zulme karşı toplumsal değerleri savunarak mücadele ederler. Toplumu toplum yapan ortak değerler; ortak yaşam ilkeleri, ortak kültürel yaratımlar, anlam dünyası, ortak politik tutumlar, ortak ahlâki kurallar, ortak refleksler ve ortak yol haritalarıdır.

Cem, Cami, Cuma, Jam, Kilise, Havra, yoga, cemaat, cemiyet, cumhuriyet hem toplanma mekanları hem de toplum olmayı, ortak değerler etrafında bir olmayı ifade ederler. Dinsel kökleri gayet bellidir.

Kim toplumsal-ortak değerlerden uzaklaşır kolektif kültüre sırtını dönerse yozlaşma ve yabancılaşma ile toplum karşıtı konuma düşer. Özgürlük uğruna yola çıkıp sonradan yoldan sattıysa Bunun nedeni ortak değerlere ve ilkelere bağlı kalmamalıdır. İslam adına yola çıkıp eşitlik ve özgürlük ilkelerini reddedenler iktidar İslamına dönüştüler. Sosyalizm adına yola çıkan devrim yapanlar da benzer bir yabancılaşma ile devlet sosyalizmi üreterek iktidar tuzağına düşmüşlerdir. İslam’ın da sosyalizmin de mesajları evrenseldir. İkisinin de nihai hedefi sınıfsız, sömürüsüz, silahsız, sınırsız toplumdur, cennettir. Bu anlamıyla ikisi de ortak değerleri savunur. Devrimci-toplumcu İslam ile Devrimci Sosyalizm aynı dünyanın farklı kavramlarla ifadelerinden başka bir şey değildirler. Her devrimci ve cennet hedefi ile hareket eden din, inanç, mezhep ve tarikat böyle değerlendiriyoruz.

Yeni bir dil ve ilişki diyalektiği oluşturmalıyız: Düne, bugüne ve yarına tüm zamanlara yayılan bir özgürlük diyalektiği geliştirmek bütün özgürlükçü hareketlerin ortak kaygısı olmalıdır.

Geçmişin ve günümüzün dinlerini, inançlarını, felsefe ve ideolojilerini ayrımsız olarak sınayacak ortak ölçülerimiz olmalıdır. bunun için temel Kriter idealizm-materyalizm kutuplaşması olamaz. Bunun aşılması gerekir. Sömürüye ve zulme son vermek, özgür ve eşit bir dünya yaratmak, sınıfsız – Cennet uğruna mücadele etmek temel ölçüler olarak alınabilir. Bunlar keyfi, grupsal, kişisel değil; toplumsal kutsal değerlerdir. Ve bu değerler tarihin her döneminde vardır, uğruna mücadelelerde hiç durmamıştır.

İdealizm-Materyalizm İslam’ın kutsal kitabı Kur’an’da bir çözüme kavuşturulmuştur Ateizm dışlanmıştır.

‘’De ki; Hak Rabbinizdendir. Artık dileyen iman etsin dileyen inkâr etsin.’’ (Kehf-29)

‘’De ki; O’na İster inanın ister inanmayın.’’ (İsra- 107)

‘’Eğer Rabbin dileseydi yeryüzündekilerin tümü topluca iman ederdi O halde inanmaları için insanları sen mi zorlayacaksın. (Yunus-99)

Tarih boyunca idealist ya da materyalistik hep var olmuş ama bu egemen sınıfları sömürü ve zulmü illede reddeden bir kriter olmamıştır. İdealist- dindar iktidarlar ve maddeci iktidarlar toplumlara kan kusturmuşlardır. Burjuvazi de materyalidir toplumsal değerlerin düşmanıdır. idealizm-materyalizm kutuplaşmasından değil; sömürüye ve zulme karşı eşitlik ve özgürlük toplumunu savunan bir diyalektik üzerinden buluşalım.

Bir özgürlük diyalektiği çerçevesi çizmek içini doldurmak artık elzemdir. bunun içeriği tarihteki Toplumsal hareketler tarafından belli ölçüde doldurulmuş ve belirlenmiştir dinlerin kutsal kitaplarında da mevcuttur.

Madem ki ‘’Mülk Allah’ındır’’ o zaman mal mülk edinmek, sömürmek, servet sahibi olmamak gerekir. Özel mülkiyete son vermeyi savunmak fikrinde buluşmaktır bu anlayış. Harama el sürmemek, kadın-erkek eşitliğini savunmak, ataerkil kültüre karşı mücadele etmek, iktidarlara karşı toplumu, mücadeleyi yükseltmek gerekir. Hayatın ve kainatın bir bütün olduğunu unutmamalı ve bu bütünlüğün hiçbir parçasını mal, mülk, araç haline getirmemeliyiz. Doğayı araçsallaştırmamalıyız. Madem ki yerdeki ve gökteki bütün canlılarda ‘’Sizin gibi birer topluluktan başka bir şey değildir’’ (Enam-38) o zaman bu canlılar üzerinde egemenlik kurmamalı, haklarını savunmalı, öldürmemeliyiz. Ormanları yakmamalı, toprağı, suları, havayı kirletmemeliyiz. Ozon tabakasını delmemeli, yeryüzünü parsellememeli, sınırlar çekmemeliyiz.

Din, inanç, mezhep, farklılıklarını zulmü savunmadıkları sürece düşman görmemeliyiz. Diller etnisiteler, milletler-uluslar, renkler, cinsler üzerinde hak iddia etmemeli, birini merkeze alıp diğerini ötelememeliyiz.

Cennetin veya sosyalizmin yol haritasında ortaklaşmak mümkündür. İkisi de aynı amaçları ifade eder. Cennette mal, mülk, servet yoktur. Sermaye tapınakları, çok uluslu şirketler, tekeller, kredi kuruluşları, faiz lobileri, uluslararası para fonları, uyuşturucu baronları, fuhuş sektörü yoktur. Bankalar, sanayi tekelleri, oligarşiler, holdingler, gökdelenler, ağa, paşa, şah, padişah yoktur. Devletler ordular diktatörlükler yoktur. Nemrutlar, Firavunlar, petrol krallıkları, putlar, zina, doğayı sömürme yoktur. Sınırlar ve sınıflar yoktur. Dolayısıyla neye karşı olduğumuz ve ne yapacağımızın diyalektiği ortaya çıkmış oluyor. Evrensel mesaj her çağda aynıdır. Zulüm tarihin hiçbir döneminde hak değildir. İlerici zulümler yoktur. Eşitlik ve özgürlük diyalektiğinde ısrar edenlerin birliği zorunludur.

Her türlü sömürüye ve zulme son vermek için mücadele etmek ilkesi üzerinden birleşmeliyiz. Bu, her dini ve ideolojiyi sınayacağımız-değerlendireceğimiz vicdani ölçümüz, ahlâki tartımız, gönül terazimiz ve ortak aklımız olacaktır. Bu ve benzer amaçlar cephesinde bir yeniden inşayı gerçekleştirebilmeliyiz, ortak akılda buluşmalıyız.

Bir partide, bir dinde, bir tarikata veya dernekte birleşmek zorunda değiliz. Dindar, Deist ya da Ateist olabiliriz. Sünni, Şii, Alevi, Mecusi, Dürzi, Sabii veya Ezidi olabiliriz. Çok dilli, çok kültürlü, farklı renklerden olabiliriz. Bunlar bizi toplumsal olarak ayrı kılmaz. Farklılıklarımızı ve çok çeşitli toplumsallığımızı gösterir.

Hiç kimse bu farklardan vazgeçmek zorunda değil, hiç kimse bu farklılıklardan dolayı yadırganamaz, tekleşmeye zorlanamaz. Kimse inancından, dininden, ideolojisinden vazgeçmek zorunda değildir. Bu farklılıklar ortaklaşmamıza engel değildir. Tersine birbirimizi olduğumuz gibi kabul ederek birbirimize olan güvenimizi pekiştiririz. Bizi birleştirecek ve ayıracak olan şey sömürüye ve zulme karşı gösterdiğimiz tutumdur. Sınıfsız toplumu hedefleyen, zulme ve sömürünün her türüne karşı mücadele etmeyen dinlerin, komünist, anarşist, feminist, ekolojist hareketlerinin toplumsal bir karşılığı olmayacaktır. Egemen sınıfların ekmeğine yağ süren kuklalara dönüşürler.

Laiklik: Dünya çok dinli, çok dilli bir mekandır. Bu durumda laiklik vazgeçilmez bir ilişki biçimidir. Laiklik dinsizlik değildir ama hiçbir devrimci dinin diğerine kendini dayatmaması yasak koymaması için gerekli bir ilkedir. Tek bir din, mezhep ya da tarikat kendi yorumunu dayatırsa ‘’Dinde zorlama yoktur’’ kuralı boşa düşer.

Laiklik derken Okullarda öğretilen ve ezbere bilinen burjuva laiklik anlayışından bahsetmiyoruz! Laiklikten anladığımız ‘’Din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması’’ değildir. Çünkü biz konuyu devlet-din ilişkisi üzerinden okumuyoruz. Devlet merkezli teorik-pratik bir yaklaşımı savunmuyoruz!

Laiklikten anladığımız, farklı dinler ve ideolojilerin birbirlerini kabul edeceği ve ortak değerleri baz alarak kendini toplumsal kılacağı bir eylem, söylem ve yaşamsal ifade ilişkisidir.

Sömürüye ve zulme karşı olmak ilkesi üzerinde ortaklaştıktan sonra, herkes dilediği inancın ritüellerini istediği gibi özgürce yerine getirebilmelidir. Aynı şekilde seküler ideolojilere de dinsel zorlama, ritüellere uyma dayatmasının yapılmaması da laiklik ilkesini gerektirir. Bırakalım dinler arasında, aynı dinler arasında bile mezhepsel ve tarikat farklılıkları birbirini kabule yanaşmazlar. İşte bu nedenle birinin değil herkesin kendini ifade edeceği bir üst akıl değil (çünkü kimse alt akıl değildir) ama ortak akıl gerekir. Laiklik işte toplumsal özgürlük hareketlerinin ilişkilerini düzenleyen bir ilke olmaktadır. Kimseyi iradesizleştirmeden, ortak yaşamda buluşma ilkeleri esası üzerinde ortak yol haritaları, ittifaklar, programlar gerçekleştirebilmeyi sağlamalıyız. Mazlumları temsil edenlerin ortak düşünce ve davranış gücünü bölüp parçalamak zalimlerin işine yarar.

  1. yüzyılda sınıfsız toplumu gerçekleştirmek için nice devrimler yapıldı. Sosyalist hareketler, toplumsal değerleri yaşatmada zaaflar gösterince yabancılaşmaya ve çözülmeye başladı. Bu yüzyılda Devrimci İslam ulusal kurtuluş mücadelelerinde öne çıktı. Devrimci sosyalist hareketlerle sentezlenme çabaları da oldu ama bu eğilim cılız kaldı. Emperyalist-kapitalist ve feodal güçler iktidar İslamını sosyalizme karşı örgütledi ve aktif bir savaş gücüne dönüştürdü. Reel sosyalizmin dine bakış açısında modernist zaaflarla yüklü olunca, bu oyuna tuz biber ekti. Karşıtlık güçlendi.

Fakat 20. yüzyılın sonunda reel sosyalizm çözülünce, emperyalist güçler İslam ülkelerini hedef tahtası olarak belirledi. İşbirlikçi oligarşik iktidarları da kullanarak petrol, gaz, su vb. enerji kaynaklarını denetlemek için Müslüman dünyayı savaş alanına çevirdi. 21. yüzyılda hem enerji kaynaklarını hem de Müslüman dünyada çoğalan genç nüfusu denetlemek için Büyük Ortadoğu projesini ortaya koydular. Hatta konsepte uymuyor diye, işbirlikçi oligarşik iktidar İslamcılığını da hedefe koydular ve darbelerle yerlerinden etmeye başladılar.

Asya’dan Afrika’ya dek etnik ve dinsel mezhep ve tarikatları, Alevi, Sünni, Şii toplulukları, yeni örgütleri de yaratıp finanse ederek, silahlandırıp, savaştırıp, çatıştırıp Müslüman Dünyada biriken öfke ve tepkiyi nötralize etmeyi hedeflediler. Kendileri de jeostratejik noktaları denetleyecek, jeopolitik konumlarını güçlendireceklerdi.

Bu projeye karşı Devrimci İslam olarak güçlü bir karşı koyuş göremedik. Rojava’daki direniş dar bir alanda baları sağladı. Müslüman halkın direnişiyle Ortadoğu’da iktidarlar yerinden oynadı ama yerine bir benzeri oturdu. Rojava dışında Müslüman dünyadaki devrimci sosyalist hareketlerinde mevcut projeye karşı bir cevap oluşturmadıkları ortadadır. 3. Dünya Savaşı bölgemizde yaşanmaktadır. ateş bizim evimize, Müslüman dünyanın topraklarına düştü. Bütün emperyalist güçler burada ve üzerimizde planlar yapmaktadırlar. Bizi birbirimizle savaştırıp keyiflerine bakmaktadırlar. İktidar İslamı ise emperyalist güçlerden birilerinin yanına yanaşarak yaşamakta ve toplum onların umurunda değildir. Savaşları nedeniyle sürgün yollarındayız. Doğduğumuz topraklardan kovuluyoruz, göç yolundayız, mülteci kamplarındayız. Sosyal bağlarımızdan, komşularımızdan, ailelerimizden, duygu dünyamızdan koparılıyoruz. Okyanuslarda can derdindeyiz, ölüyoruz ve kıyılara vuruyor cesetlerimiz. Kadın ve çocuk, yaşlı ve genç hepimiz insan tüccarlarının eline düşüyoruz. Yakılıp yıkılmaktan, savaşlardan dolayı göklerden kül yağıyor, yerlerde kan kuyuları oluşuyor. Mezarlarımız bile olmuyor, var olanları da gökdelenlerin gölgesinde ve ayaklarının dibinde kalıyor. Değerlerimize sahip sahip çıkmadıkça artı-değere yenik düşüyoruz. Hayatlarımızı uyuşturucu, fuhuş, kumar ve intiharlar kuşatıyor. Açlıklar, hastalıklar, ecelsiz ölümlerin adresi bize çıkıyor. Özetle; Dünya dönüyor, mazlumlar ölüyor! Antikapitalist bir toplumsal kurtuluştan başka hiçbir çaremiz yoktur. Bu görevde bize düşmektedir.

Kaynak: Adil Medya

http://komundergi2.com/islam-ve-sol-calistayi-icin-notlar-ve-oneriler-erol-dunda
submitted by karanotlar to u/karanotlar [link] [comments]


2019.02.19 19:45 fragmanlife 16 Subat 2019 tv dizileri ve tanitim ozetleri cumartesi

16 Subat 2019 tv dizileri ve tanitim ozetleri cumartesi Erkenci Kuş 31.Bölüm Fragmanı seslli 23 şubat cumartesi, Erkenci Kuş 31.Bölüm tanıtımı izle, Erkenci Kuş Son Bölüm Fragmanı star tv
Erkenci Kuş 30.Bölüm özeti
Can ve Sanem aşkında yeni kriz! Can, Sanemi affedecek mi?
Sanemin kokusunu Fabbriye verdiğini öğrenen Can, büyük bir hayal kırıklığı yaşamıştır. Sanem kendini ifade etmeye çalışsa da Can çok kırılmıştır ve kafasını toplamak için birkaç gün şehir dışına çıkmaya karar verir. Sanem ve Canı barıştırmak için bunu fırsat bilen Emre bir plan yapar, Leyla ve Ceyceyden de destek alır. Aynı otelden Sanem için de bir oda ayarlarlar. Sanem başta istemese de otele gider. Karşılaşmaları bir tesadüfmüş gibi davranır. Otelde katıldıkları seminerde yaptıkları hatalarla yüzleşme fırsatı bulurlar. Acaba bu plan, aşklarına kaldıkları yerden devam etmek için yeterli olacak mıdır?
Erkenci Kuş 30.Bölüm Fragmanı
Kalk Gidelim 59.Bölüm Fragmanı sesli 23 şubat cumartesi Kalk Gidelim 59.Bölüm tanıtımı izleKalk Gidelim Son Bölüm Fragmanı trt1
Kalk Gidelim 58.Bölüm özeti
Hacı Hüseyin oldukça kararlı bir şekilde sağken çocuklarına mirasını dağıtır. Bu kararlılık karşısında özellikle Seyfettin oldukça üzülür. Mustafa Ali ile Nurcan bunun kendilerine aslında kibarca gidin demek olduğunu düşünür. Miras dağıtımından tek memnun kişi Damat Halildir. Seyfettin onca emeğine rağmen mirası eşit olarak paylaşmak istese de Sevda bu duruma karşı çıkar ve kocasının daha fazla alması gerektiğini savunur.
Bu mal paylaşımı sırasında unutulan çorak bir arsa olduğu ortaya çıkar. Çorak arazi üç ortaklıdır. Bir tarafı Dal Ailesinin bir tarafı Meryemin bir tarafı da gizemli bir kişinindir. Bu gizemli kişiyi bulmak için gerekli araştırmalara başlayan her iki taraf da hiç beklenmedik durumlarla karşılaşırlar.
Diğer yandan babasını bulmak için köye gelen Nehir, amcası ve kardeşini bulduğu için babasına bir adım yaklaşmıştır. Araştırmalarına hız veren Nehir, annesinin verdiği kapalı zarfı nerede kaybettiğini tam olarak bilememektedir. Bu sırada Veli, babasıyla ilgili birtakım gerçekleri öğrenir ve adeta hayattan kopar. Şakir ise balayı planını askıya alıp, kuzeni olduğunu öğrendiği Veliyi tekrar hayata döndürmek için türlü atraksiyonlara başvurur.
Kalk Gidelim 58.Bölüm Fragmanı
İkizler Memo Can 15.Bölüm Fragmanı sesli 23 şubat cumartesi İkizler Memo Can 15.Bölüm tanıtımı izle İkizler Memo Can Son Bölüm Fragmanı kanald
İkizler Memo Can 14.Bölüm özeti
Osman, Yareni oyunculuk sevdasından vazgeçirmeye çalışmak için elinden geleni yapar. Yarenin setine gider ve ortalığı karıştırır. Sete oyuncu olarak girip Yarenin rol arkadaşına dayak atar.
Yaren kariyeri ve Osman arasında kalır. Vereceği karar herkesi şaşırtacaktır. Mahalleli çocuklar bekçi Hamdinin görev başında uyurken fotoğraflarını çekip Memoya gönderirler. Amaç şantajdır
Malikhanenin bahçesine bağlanan koyun ortalığı bir anda karıştıracaktır! İkizler Memo – Can yeni bölümüyle Cumartesi 19.45te Kanal D
Sibel, İbrahimi kullanıp Alkanlar malikanesine tekrar girmeyi planlar. Malikhanenin bahçesine bağlanan koyun ortalığı bir anda karıştıracaktır. Melek topladığı kağıtların içinde bir koli kitap bulur. Bu kitaplar Meleke yeni bir yol açacaktır.
Hikaye
Memo ve Can daha bebekken birbirlerinden ayrılmış ikiz kardeşlerdir. Memo öz olmayan annesi, ninesi ve dayısıyla yaşamaktadır. Memonunki fakir bir hayattır. Ailenin maddi olanakları kısıtlı olmasına rağmen, birbirlerine büyük bir sevgiyle bağlanmışlardır. Küçük yaşına aldırmadan sokaklarda kağıt toplar.
Diğer tarafta zengin bir aileye sahip olan Can ise büyük bir malikanede yaşamaktadır. Can, babası ve dedesiyle mutludur mutlu olmasına ama büyük bir yalnızlık içindedir. Çünkü çevresinde ne kadar çok onunla ilgilenen eğitmen, dadı, hizmetli olsa da Can katı kurallar, disiplin içinde kısacası çocukluğunu yaşamadan hayatını sürdürmektedir. Bir gün kader ağlarını örer ve Memo ile Can yer değiştirirler. İlerleyen zamanlarda sırlar teker teker çözülmeye başlayacaktır. Sonrasında ise hikayemiz kimi zaman duygusal, kimi zaman komik bir şekilde akıp gidecektir.
İkizler Memo Can 14.Bölüm Fragmanı
fragmantv seslisohbet fragmanlar seslichat
submitted by fragmanlife to u/fragmanlife [link] [comments]


Kitaplığıma Eklenen Yeni Kitaplar #9  Yayınevinden gelenler, Kitaplar, Defterler.. Amerikalı Ailemin TUHAF Kuralları.. - YouTube Ütopya'da Yeni Kural - YouTube Yeni Kitaplar, Okunacaklar, 2020 Hedefleri Ferit Sihirlere Yeni Kurallar Getirdi! - Acemi Cadı 34.Bölüm Halide Edip : Yaşamı & Okuma Sırası İle Kitapları Kitaplığıma Eklenen Yeni Kitaplar #3 Dev Kitap Alışverişim 1 (Nadirkitap, Babil, Kitapyurdu) Yeni Kitaplar  Kitap Alışverişi Kitap Alışverişi & Yeni Çıkan Kitaplar

Görgü kurallarına dikkat eder misiniz? - Kitap Sanat Haberleri

  1. Kitaplığıma Eklenen Yeni Kitaplar #9 Yayınevinden gelenler, Kitaplar, Defterler..
  2. Amerikalı Ailemin TUHAF Kuralları.. - YouTube
  3. Ütopya'da Yeni Kural - YouTube
  4. Yeni Kitaplar, Okunacaklar, 2020 Hedefleri
  5. Ferit Sihirlere Yeni Kurallar Getirdi! - Acemi Cadı 34.Bölüm
  6. Halide Edip : Yaşamı & Okuma Sırası İle Kitapları
  7. Kitaplığıma Eklenen Yeni Kitaplar #3
  8. Dev Kitap Alışverişim 1 (Nadirkitap, Babil, Kitapyurdu)
  9. Yeni Kitaplar Kitap Alışverişi
  10. Kitap Alışverişi & Yeni Çıkan Kitaplar

**Lütfen Burayı Genişletin** Merhaba, Halide Edip Adıvar'ın detaylı biyografisini ve eserlerinin okuma sırası ile incelemelerini bulabileceğiniz video serisi... Kitap Alışverişi & Yeni Çıkan Kitaplar ... DEV KİTAP ALIŞVERİŞİ CAN YAYINLARI 7 TL KAMPANYASI - Duration: 15:59. Mine'nin Kitap Önerileri 15,526 views. 15:59. KİTAP ALIŞVERİŞİM/ kitapyurdu.com / Hasan Ali Yücel Klasikleri - Duration: 6:06. Elifce Kitap 9,893 views. ... YENİ KURALLAR ve DÖNÜŞ UÇAĞIMIZ - Duration: 18:57. Heyy herkese merhaba! Bugün sizlerle birlikte yeni bir anı videosu ile karşınızdayım. Amerikalı ailemde kaldığım exchange dönemimde ailemin katı ve tuhaf kur... Bu videodaki kitap alışverişlerimi www.kitapyurdu.com www.babil.com adreslerinden gerçekleştirdim ve memnun kaldığımı belirtmeliyim. Selena Bölümler İzlemek İçin: https://bit.ly/2LwTOxX Selena Özel Sahneler İzlemek İçin: https://bit.ly/2sQDDFf Kayıp Prenses'in Bölümlerini İzlemek İçin: htt... Kitaplığıma Eklenen Yeni Kitaplar #9 Yayınevinden gelenler, Kitaplar, Defterler.. Sena Nur Işık. ... Kitap alışverişi #10 bkmkitap.com - Duration: 15:12. 2020 Kitap ve Film Maratonu Ocak Ayı Listesi Tanzimat Edebiyatı - Duration: 17:56. Kitap Dünyam 9,453 views. 17:56. ... KİTAPLIĞIMA YENİ EKLENEN KİTAPLAR ... BURAYI GENİŞLETİN!! HERKESE İYİ SEYİRLER DİLERİM. Yeni gelen kargodan çıkan kitapları sizlerle beraber açmak istedim. Severek izlemeniz dileğiyle... DİĞER Vİ... Ferit Sihirlere Yeni Kurallar Getirdi! ... yasak kalmış tüm güçlerini kullanabilme yetisine sahip olmuştur.Üstelik 16. yaşgünü hediyesi olan büyülü kitap aracılığıyla binlerce ...